1 Mayıs 2021 Cumartesi

HER SEVGİ BÖYLE KATİL Mİ OLUR ?

HER SEVGİ BÖYLE KATİL Mİ OLURDU Kapanan gözlerim, Yorgun bir yolculuğa daha yenildiğini söylüyordu bedenimin. Ruhum alıp başını gitmek istemişti ansınızın. Bu kadar yüke anlam veremiyordu zaten, neden katlansın. Bir vucuda hapis olmak vardı Birde kainata sığamamak. Kim olsa aynı tercihi yapardı, Bu çökmüş bedeni bırakıp, Usulca kimseler duymadan kaçardı, Neydi böylesine yoran, Ne olabilirdiki dayanılmaz olan, Hunharca yaşanan. Çalışmak mı, uykusuzluk mu, Açlık mı, keşmekeş ilişkiler mi, var olmak mı, böyle durmadan acılarla yoğuran. Oysa nasılda güçlüydü, nasılda dirayetliydi. Rüzgar değil kasırga gelse yerinden edemezdi. Ne oldu böyle ağır ağır, içten içe tüketti. Halbuki ne saplantıları vardı, Nede dünyaya karşı aksi bir direnci. Tek suçu vardı Yalnızca deli divane, şuursuzca sevdi. Yeşilin güneşe kavuştuğu mevsimlerde ekilmişti sevda toğumu. Okumuştu, dinlemişti duymuştu binlerice insandan ve karar vermişti Aşkta bulacaktı mutluluğu. Keşişleme rüzagarlarının sıcaklığı düşmüştü sanki içine. Ne nefesinde hayır kalmıştı, Ne de göğüs kafesinde sevdadan başka bir şeye. Öylesine inanılmaz sevmişti öylesine çaresiz. Öylesine ki gerisi sağır, gerisi kör, gerisi dilsiz. seviliyorum diye arşın altında duruyordu başı. Sevilyorum diye unutmuştu dostu arkadaşı aşı. Bu kaba beden alışık değildiki güzel sözcüklere, Cilveli gülücüklere, çatlamış yanağına konan nemli öpücüklere. Teslim olmuştu gönlündeki bütün ordularıyla. Bir tek o vardı benliğinde bir tek o, her yerde, her şeyde. Pranga gibi vurmuştu ümitlerine hayallerine. Ne bilirdiki arşın altındaki başı girecekti yerin dibine. Aldanılmışlığın dalga dalga öncü darbeleri vuruyordu yüreğine, Yıkılmaya az kalmış köhne binalar gibi Çökmeye hazırdı olduğu yere. Kolay oldu, ortalık sustu, sular duruldu, O an bütün çocuklar ölü doğdu, O kadar basit bir darbe sonu oldu. Şimdi ölesiye pişmandı sevdiğine. Her sevgi böyle katilmi olurdu. Kaleler içten feth edilirmiş, Duvarlar nemden, insanlar gamdan tükenirmiş. Bu da sevdaya savdalananların, Sevipte kavuşamayanların, Uğrunda savaşamayanların cılız sesiymiş. Bir başka dünyanın aydınlığında şimdi ruhum. Cesedim ise bir ucağın koltuğuna gömdüğüm. Daha yeni başlamıştı, Ne cabuk bitti başı boş geçirdiğim şu ömrüm. Aşk dediğin kardeşiymiş ölümün. Hepsi anlamsız hepsi sadece bir kördüğüm. Yasin PAMUK 29/04/2021

17 Nisan 2021 Cumartesi

ŞİİRLERİM DOĞUYOR DURMADAN...

ŞİİRLERİM DOĞUYOR DURMADAN Gecenin bilmem kaçıncı yarısı, Gözlerim uykuya düşman Parmaklarımda kramplar Şiirlerim doğuyor durmadan, Şiirlerim sensizliğe yazılan. Hep böyle vakitlerde bir sigara yaksam diyorum, Bitmeye yüz tutmuş mumun soluk ışığında Yüreğime isyan dolu dumanını çekiyorum. En acısıda varlığında öldürüyor, yokluğunda. Bilirim artık sen dönemeyeceğin kadar uzaktasın, Artık ne bekleyişim var nede tutulucak bir yasın. Yüreğine olur olmaz anlarda saplanınca sızım, O aşkınla öldürdüğün kalbimi bulamayacaksın. Yasin Pamuk 18.04.2021

1 Mart 2021 Pazartesi

BİR KADINI SEVİNCE BOŞ VERİYORSUN..

Meğerse boş boş dalarmışsın sevdalanınca. 
Aklımda bir karış havada şimdi,
Başımı terk ettiler bütün martılar.
İçimde kanat çırpmadan uçuşuyorlar.

Bir kadını sevince boşveriyorsun, 
Tüm gemiler yelkenlerini indiriyorlar. 
Uğurlanıyor hayat kervanından bütün yolcular. 
Diriliyor yıllardır ölü duygular. 

Onsuzlukta başlıyor arsız sancılar.
Sana dar geliyor artık yeryüzü, 
Gözlerinde salıncak kuruyor yıldızlar. 
Kaninat şaşırıyor geceyle gündüzü, 

Bir kadını sevince boşveriyorsun, 
Nereye sığsan bilemiyorsun, 
Dolansan öylece deli divane.
Bir adım öteye gidemiyorsun. 
Nefes alıyorsun lakin 
Yaşamıyorsun. 

Ellerin ellerine dokunduğu an, 
Hayallerin umuduna sokulduğu an, 
Nefesinle dudakların kavrulduğu an. 
Bir kadının sevdasına kolaysa dayan. 

Yasin PAMUK

14 Şubat 2021 Pazar

PLATONİK DEĞİLMİ BÜTÜN AŞKLAR




Birbirine bağlanmıyor duygularım.

Hepsi yarım yamalak  ömür hırkasında.

Bir can var diğer canlar hayal ve yalan

Bu gerip el pençe divan sevgili karşısında


Ucu yanık türkülerin hasret kokusu kaldı 

Mektuplarımızın arasında bizsizlik satırları.

Bir ömür geçti ah ihtiyar gönlüm göremeden yazı.

Vur teline yüreğim gibi, umarsızca ağlat yorgun sazı


Bu hayatın ucunda ölümden başka ne var.

Nereye baksan önü sevgi ardı yalnızlık uçurumu.

Olasılık üzerine yaşanmıyormu tüm hayatlar.

Ve aslında pilatonik değilmi bütün aşklar.


Bu şarap başka, renksiz, tatsız, kokusuz.

İçtikçe daha bir yanıyor, kalıyorum susuz.

İçimde volkan volkan çıldırmış  buzullar.

Yasinide sarmış ağına, aşk aşk diye oyalar


Yasin




 





26 Ocak 2021 Salı

EN KÖTÜ BEN SEVMİŞİM..



 


Hangimizin yangını beter bilinmez.
Kaç çeşittir kavrulmalar.
Harın ardından kül olup savrulmalar 

Senin bedenin alev alev 
Benim yüreğim cehenenem 
Yine sırtımı dönüp gideceğim
Bir kelime dahi diyemeden.

Bayramları olmazmış sevenlerin,
Coşkusu kursağında düğüm
Kavuşmalar zaten mahşerlik.
Kaçıncısı bilmem bu yaşarken öldüğüm.
 
Kasıtlı işlediğimiz en büyük suçtu belkide sevmek
Sonunu görmeden can hıraş  tükenip gitmek
Sevmek, sevmek inadına bıkmadan sevmek
O güzel günleri, çocuksu teleşalarda gizlemek.

Artık adam yerine koymuyorlar.
Meğer en kötü ben sevmişim,  
Seni severken çılgınca kendimden geçmişim.
Nihayet onlarda anladı artık beni ,
Seni böyle frensiz severken delirişimi.
,
Yasin PAMUK









16 Ocak 2021 Cumartesi

O YALAN SEVDAYA KANMAKTA


 

Aklım almıyor,

Öteki ülkelerin başkamı mevsimi,çiçeği böceği.

Başkamı dirildiğinde bahar, kır çiçekleri.

Böyle mahpus gibimi olur,

Sevdalıya hasret gitmeleri.


Duvarların yosunlu tarafıdırbedenim.

Dışım zümrüt yeşiline vurgun, içim yakut kızılı.

Kendi kendine kanar, 

Kendi kendine hançer yemiş yaralarını sarar.

Kahrolsun bu sevda vurgunu,

Ne bir yar, nede çığlığını baharlar duyar.


Asma köprü sallantısına tutulup kalmış aşkımız

Ayakta kalmakta zor, Hayatta kalmakta.

Sımsıkı bırakmadan o yalan sevdaya kanmakta.

Yasin PAMUK.








28 Aralık 2020 Pazartesi

HER DUYGU HAZIRDIR KATLEDİLMEYE


 
Her duygu hazırdır katledilmeye,

Anlarsın sevmeye sevilmeye aç,

Tepkisiz yürekler kaldı geriye,

Esarettesin ah, kaçabildiğin kadar kaç.


Ne Kaf dağının masalı kaldı, 

Ne Anka kuşunun doğum yangını,

Ruh bedeni terketmiş, aklın başını,

İstediğin kadar çevrene tebessümler saç


Kadir kıymet bilmezmiş değer verilen,

Sanırmış Hint kumaşı  şartsız sevilen.

Etrafında dönüyor sanki alemi evren

Anlamı yok sen nekadar edersen başına tac


Yasin PAMUK











10 Aralık 2020 Perşembe

SONSUZLUK ONSUZLUKLA BAŞLIYOR


Karanlığın tamda ortasında.

Yıldızlar gibi kayıyor gözyaşlarım.

Anlamsızlığın boşluğunda.

Yaşamla ölüm arasındayım.


Dimağım derin bir sessizlikle irkiliyor.

Hissediyorum,

Ruhum bir kıyamete hazırlanıyor.

Ve sonsuzluk,

Onsuzlukla başlıyor.


Yasin PAMUK



3 Aralık 2020 Perşembe

SENDE KALDI GÖZLERİM


 

Sende kaldı gözlerim, 

Belki gönlümle görmeseydim seni dahada az severdim.

Sağır eden sessiziliğinin çınlamaları kulaklarımda

Dudaklarımı ısırıp kanatırcasına bir kez olsun demeyeceğim 

Seni delicesine özledim.


Yasin PAMUK










28 Kasım 2020 Cumartesi

KASIM


Ben sende gelmişim dünayaya Kasım

Belkide bundan seviyorumdur aylar içinde seni,

Yada şu alıştırdığın bitmeyen yasım.

Farketmeden kendime getiriyordur beni.


Arabesk bir çağın devrimci aşkları nasip oldu bize.

Ne sevdiğimizi söyleyebildik, nede sevildiğimizi bilebildik.

Çok uğraştık ama ya anlatamadık kendimizi

Yada biz bu sevme işini birtürlü beceremedik.


Dokunulması yasak avuçlarda açıyordu baharlar

Sevdalandığın anda ölüyordu kalbin aşktan 

Bir kere baktınmı gözlere çarsiz ve perişan

Boynunu sarıyordu saçları tutam tutam.


Kızıl meydan gibiydi özlemin,

Soğuk, taştan  ama alevin kızılında.

Firariydi bana sarfettiğin tüm  sözlerin

İçimdeki onlarca fırtına bir kez dokunsaydı ruhuna.


Yasin PAMUK

















 

17 Kasım 2020 Salı

SİLEBİLDİN Mİ YAŞANANLARI ?





Silebildin mi yazılmış satırlar gibi yaşananları?
Belkide yıldızlar gibiydik,
Ben sende yansımamı gördüm.
Öylesine arzuluydumki aşık olmaya,
Bu kör düğümü ellerimle ördüm.
Gözlerinin  içinde kayıp olurken,
Anladımki doğuştan kördüm.
Her düşün ardından açılan gözlerimde
Yeni doğumlar beklerken sayısız kez öldüm.

Ya olmasaydı hayaller, hülyalar.
Kimse karışmadan özgürce ,
Düşünüp, özleyebiliyordum deliler gibi
Hele birde yok olunca  kurallar kaideler.
Bizi ayıran o anlamsız kibirler.
İçi boş nefretler, sebepsiz ihanetler.
Farketmiyordu ya arşın üzerindeyim 
Yada kucaklıyor beni yerin dibi.
Bilirim anlayacaksın  bir gün 
Sevmiştim hayalde olsa seni
Hemde en alasından adam gibi.

Yetmedi şu yeryüzü gönlüme.
Batan güneşle kızıla boyanmış gökyüzü kanıyor.
Kabuk tutsa ne fayda yaralar,
Bilemezsin nasılda içten içe yanıyor.
Sabır ekmenin tam mevsimi.
Dilimde fısıltı, gözlerim kan çanağ,ı dermanını arıyor.

Yasin PAMUK






3 Kasım 2020 Salı

DÖNMEK İÇİN GİTMEZ GİDENLER


Bekleme,

Dönmek için gitmez gidenler,


Acıtırcasına dokunuyor rüzgar,

Baharlar yaşanmıyor artık.

Arası yok,

Ya yanacaksın aşkın narında,

Yada donacaksın yalnızlığın ayazında.

Teninde boşa dolaşmıyor ürpertiler,

Görmüyormusun gittiler  teker teker.

Yanındayım, hep varım diyenler.


Yasin PAMUK






8 Ekim 2020 Perşembe

YİTİRDİĞİM HİSLERİN KATİLİYDİ SENDEKİ BU DUYARSIZLIK


Daha adamsı bir şiir yazmaktı bu gün amacım.

Kasvet kaplamışken tamda günün ortasını,

Özlemlerim hayal meyal dolduruyordu

Tozlu camların  arkasını.

Parmaklarımda ilk temasın o çocuksu telaşı. 

Sevdiği kadar yaşatır 

Sevildiği kadar öldürülürdü insan.

Ne çok şey  fark ediyordu sonunda,

Yaşanan yada yaşanamayan.


Senden sonra her şeyin adını hasret koydum,

Aynı anlamsızlığın, anlamına takıldı kaldı yaşam 

Bilsen sensiz nefes almaktan dahi yoruldum.

Dahada derinleşiyor yaram,

Kül tutması gerekirken her yeni akşam.


Alıştım sanırım,

Benden bir parça oldu yalnızlık,

ve en acısı,

Yitirdiğim hislerin katiliydi sendeki bu duyarsızlık...


Yasin PAMUK












12 Eylül 2020 Cumartesi

HASAT ZAMANI


 

Hasat zamanı gelmiş tarlalar gibi sararmış benzim.

Can gitmiş, kan çekilmiş, silinmiş sanki kader çizgim.

Oysa  öylesine uzun uzadıya seni seyretmeleri sevdim. 

Hayatın en güzel romanından alıntıymış gibi

Haberin yoktu bu renksiz bir çift gözden, 

Senden sonra nasılda renklendiğinden

Baharların doldururdu gönül mevsimimi, 

Kelebeklerin kanat sesleri dahi şahlandırırdı hevesimi.

Hayallerim öylesine başıboştu ki seni seyrederken,

Destek alırdım mavi demirli dükkanın kepenginden

Sabahları erken gelirdim aynı köşeye sırf senin yüzünden,

Zaman geçmez, kuşlar uçmaz, hayat akmazdı sen gelmeden. 

Açık mavi bir elbisen vardı kareli, belinden aşağı pileli,

Ayakkabıların beyazdı çoğu zaman , saçların kumral uzun  ve kurdeleli

Seni görünce bir başka gezegene ait olurdum, alemi hayaller sarardı.

Ne verdiğim sözün anlamı, nede yaptığım işin hayrı kalırdı,

Cam bardaklar gibi senden başka her şey bir anda kırılırdı.

Düzenli düzensiz ne varsa ufkumda silinirdi paldır küldür yıkılırdı.

O vakitler geçmesin, yolun sonu gelmesin, mavi elbiseli kız köşeyi dönmesin isterdim.

Sessiz dualarımla hiç bir şey yapmadan, yutkunmadan, nefes dahi almadan beklerdim.

Gelirdin, geçerdin, farkıma bile varmadan giderdin, ben kendi kendime eriyip biterdim.

Sen olsan da olmasan da, Zaten hep acınası, bir baş belası, Azraildende  beterdim.

Umutlarım sarmaşıklar gibiydi, her zaman her yere olur olmaz, sebepsizce tutunurdu.

Baharlar geldi geçti, gözlerinin uzaklardaki arayışı, saf umutlarımı bir sonbaharda  kuruttu.

O köşe başından bitmişti yalnız başına geçmelerin, ilk başta daha acı olsa da iç çekmelerim.

Alışmaya başlamıştım alışamayacağımı sandığım platonik sancılarıma.

Kendi kendime dertleştiğim delikanlı çağımın ağrı kesicilerle dinmeyen ağrılarına.

Kaç zaman geçti asırların üzerinden, dün bir bugün iki yüz yıl dedirttiren.

Gecelerin tamda uçuruma düşmeye başladığım o vakitlerinde ölesiye delirten.

Eskisi gibi değildi artık hiç bir şey, akasya dallarından sökülmüştü saçlarını uçurun salıncak,

Bulutlar kararmıştı, her sokakta bir çığlık, seni gördüm nasıldı bu halin, ölesiye acınacak.

Varlığın darlığında bir hayata köle olmuşsun, bir kaç çocuğu peş peşe doğurmuşsun.

Hayatını bir  hırs için iki mevsim arasında  acılarla zehir zıkkım yoğurmuşsun.

Sordum öğrendim nasılda durgun sulardan kaçıp kürekleri mutsuzluğa çektiğini, 

Hayallerinin pimi çekilmiş bomba gibi bir anda patlayıp saman alevi gibi sönüp bittiğini.

Sana yine sessiz dualar ediyorum vakitli vakitsiz kapatıp gözlerim, ellerin elinde mutlu ol diye,

Hasat olmuş bir maziden  o köşe başından geçen mavi kız kaldı bir tek geriye geriye...

Yasin PAMUK

Hasata uğramış sevdaların mevsim bekleyen tohumlarına itafen...

















3 Eylül 2020 Perşembe

KONTROLSÜZ KATİLLER


 

Yine yazmadan duramadım Eylül sana,

Her yıl yazmayacağım desem de bir daha

Hüznünden mi, hazanından mı içimde bir mürekkep denizi,

Hırçın mı hırçın yüreğimden taşıyor satırlara.

Olmasaydı duygu denen kontrolsüz katiller diyorum,

Yüreğime sıkıp gitmeseydi bari bu sonbaharda

Yasin










23 Ağustos 2020 Pazar

KALBİMİN KAMBURU OLMUŞ AŞKI

 

Geceye sürelim atlarımızı dolu dizgin

Kaçalım buralardan, neden kaçtığımızı bilmeden 

Yıldızlardan kolyeler yapıp asalım

Bir tekini dahi gökyüzüne değdirmeden.


Kamaşsın baykuşların gözleri,

Baştan aşağı yıkansın güneş.

Silinsin benden önce geçenlerin izleri.

Ben olayım bilinmeze ilk giden.


Kalbime kambur olmuş aşkın,

Ne kaburga dayanıyor sancısına nede beden.

Günahlarım gibi dökülse ömrümden.

Vakitli vakitsiz birbirimizden geçmeden...

Yasin PAMUK






.





2 Ağustos 2020 Pazar

RUHUMUZ BEDENİMİZDEN BIKTI



Hayatın yükünü çeken bilir,
Çoktan rafa kaldırmıştır hayallerini,
Akşam olduğunda,
Varsa damı akmayan bir yuva,
Kuru soğan birde ekmek yanında
Değmeyin keyfine, 
Ne istesin ki daha.

Film sahneleri kadar uzaklaştı bizden,
Yokluğun yoksulluğu.
Cebimizde para olsa kalbimiz fakir,
Kalbimiz zengin olsa cebimiz tamtakır.
Kime ne haktır yada ne mubahtır.

Belkide bir kaç şey zor bu hayatta,
Hatta birkaç milyon şey,
Yada tüm yaşamı biziz zorlaştıran.
kendi kendimize,
Ruhumuzu bedenimizden bıktıran.
Çok değiştik son zamanlarda çok,
Daha köprünün altından sular akmadan.
Çok değiştik hemde çok,
 Bir kez olsun dönüp kendimize sen kimsin diye bakmadan 
Oysa,
Kapılarımız tahtaydı, düz anahtarı üzerinde.
Birkaç çeşit koltukta yoktu köşede bir sedir.
Akşam yemekten sonra çat kapı gelirdi komşular.
Çoluk çocuk bir odaya doluşurdular.

Kimse kimsenin arabasının markasına,
Evine, katına, denizde yatına, 
Nüfusuna göre davranmazdı
Komşunun buzdolabı mahallenindi,
Telefonu ortak, dert bir mutluluklar birdi,
Aile gibi birbirini candan sever
Her türlü sıkıntısını, neşesini bilirdi.
Ne oldu bize? neden anlayamadık?
Hangi görmemişlik sinsice aramıza girdi. 

Evet şimdi varlığından haberdar olduğumuz ,
Bir çok şey o zaman yoktu,
Ellerimiz nasırlıydı ama yüreğimiz yumuşak,
Mizacımız sertti bakışlarımız şefkat dolu.
Yaşamanın ne kadarda kutsalmış amacı,
Böylesine adileşmesi  ne kadarda acı.

Yasin PAMUK



 
 


 






23 Temmuz 2020 Perşembe

KULAKLARIMIZDAN BIÇAKLANMIŞIZ....



Bir sonsuzluk bağışla bana,
Saçma sapan boşluklar,
Baş döndüren sarhoşluklar
Bir sonsuzluk ki,
Ulaşılmaz olsun mutsuzluklar,

Varlığından haberdar olalı yokluğa esir oldum.
Ne yer kaldı ayaklarımın altında
Ne de gökyüzü mavi baktığımda.
Turuncu bir kan dolaşıyor her yanımda.
Vücudum sımsıkı bağlanmış damarlarımla.

Kendimizden geçmişiz,
Umarsız, duyarsız vede arsız.
ama önce sen geçmişsin benden
Bende iş olsun diye kendimden.
Kısacası anlamsızca karışmışız.
Biz olalım derken,
Birbirimizden çalmışız.
o keskin sözcüklerle,
İlk kulaklarımızdan bıçaklanmışız

Yasin PAMUK














16 Temmuz 2020 Perşembe

SEVDİN Mİ


Sevdin mi,

Bir kere seveceksin,
Aşk bir kere olacak,
Güneş yalnızca,
Bir çift gözde doğacak,
Kalbin, delirircesine,
Tek bir kalp için çarpacak.
Minik bir serçe gibi,
Beden kafesinin içinden,
Durmadan çırpınacak.

Sevdin mi,
Dünya duracak.
Ölü bedenin can bulacak,
Kuruyan topraklar suya doyacak.
Bütün bedeninin aşkın dilini konuşacak.
Yaşamla ölüm aynı tende yoğrulacak.
Varlığın hiçlikte saklanacak.
Mesafeler bitmez,
Hasretler en büyük düşmanın olacak.
Denizler taşacak,
Okyanuslar kuduracak.
Aşkının yangını volkanları yakacak.

Sevdin mi,
Kafan karışacak,
Miden bulanacak.
Tüm dengen bozulacak.
Alın yazın silinip defalarca
Tekrar tekrar yazılacak.
Yollar birbirine dolanacak,
Gezegenler çarpışacak.
Doğum sancıları,
Her yerini saracak.

Sevdin mi .
Sesin kısılacak,
Ateşin çıkacak,
Boğazın kuruyacak.
Gözlerin anlamsızca ıslanacak.
Öylesine hayaller kuracaksın ki
Gerçekler yok olacak.
Ellerinde titremeler,
Her yerinde kramplar,
Keskin bıçak gibi saplanacak

Sevdin mi,
Özleyeceksin ama bildiğin gibi değil.
İçin dayanılmaz acıyacak.
Her acı seni daha çok o kalbe bağlayacak.
Ve o kalp seni,
Daha çok ve derinde acımasızca dağlayacak.

Sevdin mi
Er yada geç seninde kalbin.
Sevilmeden sevmenin dayanılmazlığını
Ölümcül hastalık gibi anlayacak.
Ne kadar uğraşsa da,
Bir türlü kurtulamayacak.

Dün seni gördüm karanlığın içinde,
Sırtını dönmüş ağlıyordun geceye.
Yıllardır büyüttüğün bütün umutlar,
Ah dedirterek sığmıştı tek bir heceye.

İki göz kısık, başın önde,
Yıldızlar saçlarına dayanmıştı.
Hani bahar geldi diyordun
Oysa her yanı zemheri sarmıştı.

Bilirim bende elbet,
Benimde bir yanım
Hep ayrılığa aşık,
Hep acıya sevdalı,
Ne kahrı kahır ,
Ne de sevdası sevda
Böyle belirsiz,
Bilsen bu hepsinden ağır.

Kimselere duyurmadan,
Sessiz sedasız,
Kendimden dahi kaçasım var.
Böyle öksüz gelmiş, yetim gidiyorum.
Anladım,
Benim sevdama bütün kalpler dar....

DÜŞÜYORUM.

DÜŞÜYORUM. Üşüyorum, Öylesine bir bahar  Her şey yerli yerinde Bir ben tutunamadım, Düşüyorum.