30 Ağustos 2026 Pazar

TUZ GÖLÜNDE 160 KM ( 100 MİL ) KOŞMAK


 

TUZ GÖLÜNDE 160 KM ( 100 MİL ) KOŞMAK 

 

Çokta akıllıca gelmiyor insana ilk duyduğunda, 160 km koşmak. Lakin yaratılış hep farklı farklı. Kişi şahsına münhasır hobiler oluşturuyor kendine, mutlu olduğu yerde inatla direniyor. Bırakmak istemiyor bu özgürlüğü bedeli ne olursa olsun.

Daha önce ki yıllardada denediğim ama sakatlık ve sağlık sebebi ile bırakmak zorunda olduğum Tuz Gölü Ultra Trail ile bir hesaplaşmama  vardı, yarım kalmıştı. 21-23 Ağustos 2026 da hesabımızı görmüş olduk. Sıcak, uykusuzluk, ter, yorgunluk ama mutlu son.

 Perşembe öğlenden sonra Gebzeden yola çıkıp her türlü trafik sürprizlerini atlatım gece yirmi dört sularında Eskil ilçesine Tuz Gölüne Ulaştık.Kızımla yapılan keyifli bir yolculuğun ardından etkinlik alanında kamp bölgesine yerleşmemiz, çadır kurmamız ve diğer hazırlıklar ile saat 02.00 civarında çadırımıza girip uzandık. Çok kaliteli olmasada uykumuzun alınmış kısmı ile idare etmek zorunda kaldık.

 Güneşli bir cuma sabahına bembeyaz tuz gölüne karşı uyanmak oldukça keyif vericiydi.Yaklaşık sekiz senedir bu etkinliğe katılıyorduk farklı km lerde Bravorun grubu olarak koşup eğleniyorduk.Bu sene de grubumuz ile eğlenceli bir hafta sonu ödülü olmuştu. 

Cuma akşamı saat 18.00 de 160 km yarışımız başladı. 24 saat gibi bir sürede bitirmek üzere planladım kendimi. Çünkü gerçekten yaptığım antrenman daha erken bitirmeme izin vermezdi sakatlık oluşabilirdi. Bu yüzden alt yapımıza güvenerek bismillah deyip düştük tuzgölünün sonsuz beyazlığına. 40 km lik parkuru 4 tur atarak yarışı bitirmemiz gerekmekteydi. Tam onuncu km de bir CP( Check Point) noktasında azalan sıvılarımızı doldurma, beslenme ve gerekirse dinlenme noktası verdı. Her 10 km de bir bu noktaya uğrayarak hem çipimiz okunuyor hem de ihtiyaçlarımızı gideriyorduk.

 Tuz gölünde bir koşarken bir gün batımı, bir de gün doğumuna şahitlik etmek ekstra motive ediciydi. Her 40 km de geldiğimiz DropBag noktasında canım kızım Hemen bana ihtiyacım olan desteği sağlayarak bir sonraki tura daha iyi hazırlanmam için  yıldız yıldız gözlerindeki umut ve enerji ile karşılayıp uğurluyordu.

Gece serin olsada ben şahsen üşümedim ama gündüzü fırında piliç gibi yaktı beni.Yaklaşık 25-26 saat arasında finişe vardım. Start alan arkadaşların 3 te 1 i finiş noktasına ulaşabildi. Yaş grubunda üçüncü olmakta keyfimize keyif kattı.

 Bravorun ekibinin desteği herzamanki gibi inanılmazdı. İçimizde derece yapanlar. çeşitli parkurlarda ter atanlar oldu. Farklı illerden hatta yurtdışından gelen katılımcılarla tadı damağımızda bir etkinliği yaşayıp dostlarla bir arada eğlendik.

 Pazar sabahı ödül töreninden sonra hepimiz yönlerimizi yuvalarımıza çevirdik ve o eşsiz güzelliği Tuz Gölünü seneye görüşebilmek dileği ile geride bıraktık.

Zor bir organizasyonun altından alınlarının akı ile kalkan UZUNETAP ekibine de  sonsuz teşekkürlerimizi sunar Tuz Gölü Ultra Trail e kendine kıymet veren herkesi bekleriz.

Yasin PAMUK


YARINLARI BEKLEMEYİN


 


Yarınları beklemeyin,

Onlar zaten gelecek.

Bugüne sahip çıkın,

O da dünlere gidecek.


Yasin 

27 Ağustos 2026 Perşembe

SOĞUK KALPLERİN ARASINDAN


SOĞUK KALPLERİN ARASINDAN

Ölü gibi zaman,

Sessiz sedasız akan.

Asla ölmeyeceğim sanan,

kimdir toprağını kazan


Ne yazar kelepçe vursan

Delice akıyorsa kan.

Eskiden vazgeçilmezken,

Şimdi öylesine sıradan.


Son birkaç satır karalanan,

Soğuk kalplerin arasından.

Bilindik ne varsa yalan,

Öoktan ayrıldık gönül garından.


Yasin


26 Ağustos 2026 Çarşamba

TÜRKİYE NİN ÇATISI AĞRI DAĞI.

 


TÜRKİYE NİN ÇATISI AĞRI DAĞI.

 

İnsanın hedefleri olmalı. Hayatını idame ettirmek isterken yan uğraşları, hobileri kendisini iyi hissettireceği faliyetleri. Hep söylerim  bir uğraşı olmayan insanlarla uğraşır. O yüzden biz uğraşlarımıza sıkı sıkıya tutunup insanlarla uğraşmamaya kararlıyız. BRAVORUN olarak yurt içinde ve yurtdışında eğlenceli geliştirici aktiviteler yapmaya devam edeceğiz. Isteyen herkes katılabilir.

 

Bu sen ikinci kez Ağrı dağında zirve yaptık. 5137 metreyi gördük. Yirmi kişilik bir grup ile beş gece altı günlük harika bir aktiviteye imza attık. Iğdır havaalanına indikten sonra önce Tuzluca mağarasının devasallığında muhteşem fotograflar çektik. İçinde biraz kalıp serin havasında nefes darlığımızı açtık. Enerjimizi yükselltik.

 

Doğubeyazıta geçerken yolda güzel bir çay molası veridik. Otele gidip yerleştik. Özlemişim Doğubeyazıtı, bir yıl önce hasbihal ettiklerimizle yine görüştük. Eksik olmasın Organizatörümüz bu konuda belkide oranın en iyilerinden güzel bir planlama ile pazar sabahı otelde ki kahvaltımızdan sonra maceramız başladı.

 

Zaten iki bin rakım a yakın olan Doğubeyazıtın yükseltisinden, otelden hareket edip minübuselerle iki bin üç yüz rakıma intikal ettik. Orada eşyalarımızı yük hayvanlarına yükleyip yürüyüşe başladık. Sırtımızda küçük çantalarımız, ellerimizde batonlarımız kısa şortlarla yaklaşık üç buçuk saatlik yürüyüşten sonra üç bin üç yüz metredeki kampımıza ulaştık. Yemeklerimizi yedikten ve az muhabbetten sonra gün batımını seyredip çadırlarımıza dinlenmeye çekildik.

 

Sabah sekiz de kahavaltımızı yapıp dokuz da harekete koyulduk. Yükseklik arttıkça hareketleri azaltıp bendendeki enerji yakımını düşürmek tırmanışlardaki en doğru davranış. Ağır adımlarla ama sohbeti eksik etmeden atıştırmalıklarımızı yiyerek saat on iki civarı dört bin üç yüz metre kampımıza ulaştık. Yemekten sonra uyumasak bile dinlenmemiz gerekliydi çadırlarımızda zirvenin hayaline daldık. Bu kampa gelirken bir kaç kar geçişinden geçtik. Son geçişte biraz tedirgin oldukları için arkadaşlara dönüşü farklı patikadan yaptırdık.

 

Ve gece yarımda kahvaltımızı yapıp, yanımıza yiyeceklerimizi aldık. Kafa lambalarımızı yaktık, batonlarımızı açtık, zirve tırmanışına başladık. Karanlıkta çıkması herkese farklı hissettirsede bence çevreyi yanı zorlu patikaları görmeden çıktığımız için daha kolay ve konforlu geliyordu bana.

 

Gün doğumuna yakın buzul bölgesine ulaştık. Daha önceden alınan granponları herkes ayaklarına taktı. Bu sene şansımıza hava muhteşem derecede güzeldi. Berrak, rüzgarsız, güneşli. Buzulu geçip zirveye ulaştığımızda ekibin mutluluğu görülmeye değerdi. Bir zoru başarmanın, kendini gerçekleştirmenin haklı gururu ile duygular tavan yapmıştı. Normalde soğuktan on dakika duramadığımız yerde yaklaşık kırk beş dakika zaman geçirdik; defalarca fotoğraf çektirdik. Başardığımız bu tırmanışın keyfini sürdük.

 

Yavaş yavaş dönüşe geçildi önce dört bin üç yüz kampına biraz dinlendikten sonra üç bin iki yüz kampına ulaştık. Sohbetin konusu tamamen değişmişti. Türkiyenin en yüksek noktası yani çatısına Ağrı dağına çıkışın muhteşem tadı damaklarımızda kalmıştı. O gece herkes rahat ve çok huzurlu uyudu. Sabah çiçekleri toplayarak, atların ve katırların arasından eğlenerek, davar sürürlerinin arasından mutlu çocuklar olarak minübüslerin yanına geldik. Karpuzlarımızı yedik sonra araçlara binip otele döndük. Tabiki İshak paşa sarayı, Nuhun gemisi, ve birkaç hatrı sayılır noktadan bahsedip bir sonraki gün havaalnında giderken götürdüğümüz çantaları birde anıları yüklenip yuvamıza geri döndük.

 

Yaşamaya çalışmak bile ayrı kıymetli. Kimsenin kimseden farkı yok aslından yalnızca tercihlerimiz bizi şekillendirip değiştiriyor, tercihlierimize göre gelişiyor  yada gerileşiyoruz.

 

Seneye Ağustos iki bin yirmi yedi de Ağrı dağında buluşmak üzere....

 

Saygılarımla

 

Yasin PAMUK

ACAYİP ŞEYLER GELİYOR AKLIMA


 


Akşam oturup kaya dibinde

Seni yaktım, seni içtim, seni çektim çiğerlerime

Keklik sürüsü havalandı tedirgin

Ufak bir karmala kaya başında

Derin ızdıraplarda şüphelerim.

Yıldızlar usulca sokulmuş saçlarıma

Ayak uçlarına düşmüş gözlerim.

Karıncalar dolaşıyor damarlarımda

Eşsiz çılgınlıklara hazır yüreğim

Bilsen ne acayip şeyler geliyor aklıma.


Yasin




14 Ağustos 2026 Cuma

İÇİMDEKİ GURBET


 

Koskoca okyanusun düngüsünde

Bu yalnızlık gemisi bana ait

Aldanmayın güvertesinin büyüklüğüne

Böyle sessiz ve kimsesizdir her vakit.

 

Son zamanlarda çok özlüyorum kendimi,

Bir bulsam ölümüne sarılacağım.

Çocukluğumu, gençliğimi mutlu halimi

Belki de uykudan o zaman uyanacağım.

 

Içimde ki  bu gurbet hiç bitmeyecek.

Sürgün yemiş beynimdeki arayışlar.

Bilirim vakti gelince dert etmeyecek

Toprak için çırılçıplak soyunacağım.


yasin

12 Ağustos 2026 Çarşamba

HINCAHINÇ YAŞANMIŞLIK



Günleri saymayı bıraktım.
Hıncahınç yaşanmışlıga boğuyorum vakitleri.
Biliyorum huzur sevebilmek ile mümkün
Sonsuz sevgi ile dolduruyorum dünleri.

Yasin


 https://www.instagram.com/yasin_pamuk/

KENDİME NOTTUR



 



KENDİME NOTTUR.


Her sabah yeni bir dağ yamacında başlıyorum hayata.
Önce binlerce şükür sabaha kavuşturana.
Sonra binlerce hamd kimseye muhtaç kılmayana.
Sararmıs başakların mevsiminde saçlarını okşuyorum toprağın.
Güzel yüzlü dostlar beliriyor karşımda.
Işıl ışıl gözlerine umutla bakıyorum.
Dokunsan kırılacak gelincik çiceklerini birakıyorum gövdelerinde.
Böyle daha güzeller yer yüzünde al bayrağımın renginde.
Mitolojik çağlardan günümüze köprü yapıyorum yaşanmışlıkları.
Uzun bir destan kanyonun da buluyorum adımlarımı.
Yarınlara koşan huzurlu insanlarla birlkte.
Engeller aşılmak için derler oysa ben bırakıyorum kendi hallerine.
Su gibi akıp geçiyorum yanlarından.
Hayat kısa zaman degerli bilmem ki daha kaç bahar kaldı ömrümüzde.

Oyulmuş mağaraların icinde saklı cevherler.
Her taşta bir yazıt.
Bilinmez ki yazılan şarkı mı yoksa belkide ağıt.
Buz gibi akan dere, nakarat halinde coşan şelale.
Yıpranmış ama ayakta hala üstünden geçilen köprüde.
Yorgunlugumuzu, yılgınlığımızı her şeye rağmen bırakip geride.
Yaşamak lazım azizim demiş ya şair.
Uymak lazım şaire.
Yaşamak lazım şairane.

Velhasılı kelam.
Kendimi sevebildiğim kadar seviyorum dünyayı Dünyayı sevebildiğim kadar da insanları.
Mutlu olabilmem icin korumam lazım içimde ki BARIŞI.
Berrak zihinli insanlar süslesin yarınları.
Nahoş ilişkilerin basit düşüncelerin bataklığına yer yok.
Kainatta tek bir varlığın bile yanmasın canı.
Sözler kelimer masum, günağsız.
Boş laflar aittir çıktığı ağıza döndüğü dile.
Fitne hesaplarında olsada bağzıları.
Onları ezer geçer dost kervanları.

Yasin pamuk

Yorgunluklarımın ardından hesaba çekerken kendimi.
Kendi kendime bildirdim haddimi.
Ben kimim ki nutuk atayım.
Bilirim yeter.
Bir tek yaradanın dediklerini yapayım.

Yasin pamuk
Kendime nottur.


https://www.instagram.com/p/DaPsNIfiOEl/?utm_source=ig_web_copy_link&igsh=MzRlODBiNWFlZA==

DÜŞÜYORUM.

DÜŞÜYORUM. Üşüyorum, Öylesine bir bahar  Her şey yerli yerinde Bir ben tutunamadım, Düşüyorum.